Radikal Perspektif Önsözü

Türkiye’de Bakunin’in imajı büyük ölçüde ikinci elden, çoğunlukla düşman ellerden devralınmıştır. Ya kişisel husumetler üzerinden okunmuş ya da bir kaos teorisyenine indirgenmiştir. Her iki okuma da Bakunin’in sistematik bir düşüncesi olmadığı kanaatine dayanmaktadır; Bakunin yalnızca bir tavırdan ibarettir, bir jesttir, bir hınçtır. Hâlâ Bakunin’in adı bunlarla, sloganlarla anılmaktadır. “Otorite karşıtlığı” veyahut Marx ile husumeti onun düşüncesinin önüne geçmektedir.

Peki, Bakunin bundan mı ibarettir? Onun siyaset teorisi derinliği olmayan sözler midir? Şunu belirtmek gerekir ki bu durum sadece Bakunin özelinde geçerli değil; anarşizm tarihi üzerine yazılmış eserlerin neredeyse tamamı hareketin örgütsel serüvenine yahut önde gelen isimlerinin biyografilerine odaklanmakta; anarşizmin kurucu düşünürlerini sistematik birer siyaset filozofu olarak ele alan okumalar gerçekten azdır.

Maksimov’un yaptığı ise, Rus anarşist geleneğinin içinden gelen bir teorisyen ve eylemci olarak kendi devrinde, tam da bu eksikliğe müdahale etmekti. Bakunin’i mektuplarından, broşürlerinden, gazete polemiklerinden söküp alarak bir siyaset filozofu olarak yeniden inşa etmekti. İnsan ile doğa arasındaki ilişkiye dair materyalist yaklaşımı, özgürlük anlayışı, din eleştirisi ve devlet kuramı tek tek ele alınmak yerine ortak bir düşünsel bütünlük içerisinde yeniden düzenlenmiştir. Bu kitabın bugün hâlâ değerli olmasının nedeni de budur. Bakunin’i anlatmaktansa onun gerçekten bir düşünür olduğunu, ciddi bir muhatap olarak alınması gerektiğini göstermiştir.

Bu derleme Rus Devrimi’nin ardından Bolşevizmin dünya sosyalist hareketi üzerindeki etkisinin hızla arttığı, faşizmin yükselişine ve düşüşüne dek anarşizmin aldığı bütün o entelektüel ve pratik yenilgilerden sonra kaleme alındı. Bu vaziyette tekrardan anarşistlerin ne savunduklarını düşünmek, adeta köklere dönmek ve anarşizmin kurucu teorisyenlerinden birinin düşüncelerini yeniden savunmak, herkesin anarşizmi kendi çıkarlarına uygun bir karikatüre indirgediği o dönemde girişilmiş bir şey olduğundan ayrı bir ağırlık taşımaktadır.

Aradan 73 yıl geçmiş olmasına rağmen kitap güncelliğini büyük ölçüde korumaktadır. Zira her ne kadar Bakunin günümüzde hâlâ yüzeysel bir biçimde okunsa da, otorite, özgürlük, bürokrasi ve iktidar gibi hususlarda yürütülen tartışmalar, Bakunin’in otorite ve bilgi arasındaki ilişkiye dair eleştirilerini yeniden düşünmeyi gerekli kılmaktadır. Bakunin’in değindiği tüm bu başlıklar bugün teknokrasiden merkezi veri yönetimine kadar birçok güncel tartışmada yeniden karşımıza çıkmaktadır. Bakunin’i yalnızca “devlete karşı” bir figür olarak okumak onun asıl katkılarını gözden kaçırmamıza sebep olacaktır.

Dediğim üzere, okuyacağınız metin sadece Bakunin’in kendisi değildir, aynı zamanda Maksimov’un inşasıdır. Bazı yerlerde son derece sadık, neredeyse doğrudan aktarım niteliğindedir; bazı yerlerde ise dağınık, çoğu zaman birbiriyle gerilim içindeki metinleri tek bir sistematik teori hâline getirir. Bu süreçte kimi gerilimler kaçınılmaz olarak yumuşatılmıştır da.

Bu yalnızca bir bilgilendirmedir; zira Bakunin’in kendi notları pek dağınıktı ve bunun Bakunin’in bizzat kendi sistematik eseri değil de bu notlar üzerine kurulmuş Maksimov’un editoryal bir yorumu olması, iyi bir yorumun ne yapabileceğini bizlere en açık gösteren şeydir.

Bu derleme yalnızca Bakunin’i tanımak isteyenler için değil, özgürlük, otorite ve toplumsal örgütlenme üzerine sistematik biçimde düşünmek isteyen herkes için hâlâ önemli bir başvuru kaynağı olmayı sürdürmektedir. Bu çeviri de Türkçede uzun süredir eksikliği hissedilen bu boşluğu doldurma çabasının bir parçasıdır; eğer okuyucuyu Bakunin hakkında bilgi sahibi olmanın ötesinde Bakunin’i bizzat okumaya da teşvik edebilirse, amacına ulaşmış olacaktır. İyi okumalar!

Çeviren: Scianus

Kitabın PDF’ine Buradan Ulaşabilirsiniz

EPUB Olarak İndirmek İçin Tıklayınız

İçindekiler

Orijinal Yayıncının Önsözü

Rudolf Rocker’ın Önsözü

Mihail Bakunin: Max Nettlau Tarafından

Kaleme Alınmış Biyografik Bir Taslak

I. Kısım — FELSEFE