Gülistan Doku’nun kaybolmasının üzerinden altı yıl geçerken soruşturma kapsamında 2026 yılının nisan ayından bu yana peş peşe operasyonlar gerçekleştirildi. Dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in de tutuklandığı soruşturmada emniyet, sağlık ve siber faaliyetler üzerinden yürütüldüğü öne sürülen örtbas ağına ilişkin çok sayıda kişi hakkında işlem yapıldı. Doku ailesinin avukatı Ali Çimen, soruşturmanın altı yıl boyunca sistematik bir örtbas faaliyetiyle sürüncemede bırakıldığını belirterek, son operasyonlarla birlikte “karanlık bir ilişki ağının” ortaya çıktığını söylüyor. Çimen ile soruşturmada gelinen aşamaya dair konuştuk.

Doku soruşturmasında neler olmuştu?

Pek çok operasyon gerçekleşti nisan ayından beri. Çok sayıda kişi gözaltına alındı bunlar arasında sağlıkçılar, polisler, bilişim uzmanları, dalgıçlar, korucular dahil olmak üzere pek çok şüpheli vardı. Biraz açabilir misiniz? Siz 108 kişilik bir şüpheli listesi verdiğinizi belirttiniz yaptığınız açıklamalarda. Bu 108 kişi soruşturma açısından nereye oturuyorlar?

Gülistan Doku soruşturması dosyası 6 Ocak 2020 tarihinde ailenin şikayeti üzerinde başlatıldı. Ağustos 2024'e kadar geçen süreyi biz, sistematik olarak gerçekleşmiş bir örtbas faaliyeti olarak değerlendirdik. Bu örtbas faaliyeti; delillerin karartılması, yeni deliller uydurulmak suretiyle dosyanın intihara yönlendirilmesinin yanı sıra, dosyaya sahip çıkan kişilere yönelik olarak da sindirme şeklinde gerçekleşti. Gülistan Doku'nun ailesi ve Dersim Kadın Platformu öncülüğünde gelişen kadın direnişi, dosyanın kapatılmasına engel oldu. Yürüyüşler gerçekleştirildi, sosyal medyada yoğun bir şekilde “Gülistan Doku nerede?” diye paylaşımlar yapıldı ve o sırada baş şüphelimiz konumunda olan Zaynal Abarakov dönemin valisi tarafından yurt dışına çıkarılmıştı. BU sırada dönemin İl Emniyet Müdürü ve İl Asayiş Şube Müdürü tarafından kendisine soruşturulmama güvencesi verildiği iddia ediliyor. Dosyanın tek şüphelisi yurt dışındaydı ve elimizde başka kimse yoktu. Dersim Kadın Platformunun direnişi sayesinde Zaynal'ı yurt dışından getirmek zorunda kaldılar ve bize bir hedef verdiler. Biz de o anki delil durumuna göre Zaynal ve ailesine yüklendik. Onlar da son yapılan operasyonla aslında neler olduğunu bize açıkladılar.

2024 yılının Ağustos ayında başsavcı değişikliği ile beraber dosyada etkili bir soruşturma yapılmaya başlandı. Aslında biz 24 Ocak 2024’te dosyaya dönemin valisi Tuncay Sonel'in şüpheli olarak eklenmesine yönelik yazılı talebimizi yapmıştık. Bununla beraber dosyaya gizlilik gelmişti. “Ceset olmazsa cinayet olmaz” şeklinde gereksiz bir tartışma yürütüldü, ta ki 2026 yılı Nisan ayına kadar. 14 Nisan’da ilk dalga operasyon yapıldı. Bu operasyonda 17 kişi gözaltına alındı, 12 tutuklama gerçekleşti. Dosyadaki delil durumuna göre dönemin valisinin de suça karıştığı anlaşıldığı için, onun yargılama usulü, bağlı bulunduğu yere en yakın Bölge Adliye Mahkemesinin bağlı bulunduğu Başsavcılık tarafından yürütüldü. Erzurum'da 17 Nisan’da dönemin valisi Tuncay Sonel’in gözaltı işlemleri yapıldı. O da tutuklandı ve soruşturmanın ilk dalgası o şekilde sonuçlandı. 21 Temmuz’da ikinci dalga operasyon yapıldı. Bu operasyonda dönemin valisinin eşi ve siber çetenin Ankara ayağı gözaltına alındı. Aynı zamanda Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı örtbasın sağlık ayağına yönelik bir operasyon yaptı, 10 kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınanlardan sadece üç kişi hakkında aslında talepte bulunmuştuk. Bir mağduriyetin olmasına da izin veremeyiz. Sadece bir evrağı götüren memurun gözaltına alınmasını doğru bulmayız. Çünkü sağlık yönüne ilişkin örtbasın, Akgün firmasının yazılı cevabına göre SİSO firması ile bağlantılı olduğu anlaşılıyor. Dolayısıyla o yönde bir operasyon yapılması gerekiyordu. Onu da belirttik biz.

23 Temmuz’da 5 kişi hakkında işlem yapıldı. Bu 5 kişiden 3’ü zaten tutuluydu: Şükrü Eroğlu, Gökhan Ertok ve Tuncay Sonel. Diğer iki kişi, Ankara'daki siber çetenin iddia edilen üyeleriydi ve bunlardan biri daha tutuklandı. Operasyonun konusu, Tuncay Sonel’in cep telefonunda ele geçirilen ve soruşturmanın konusuyla ilgili olmayan buluntu delillerdi. Tuncay Sonel’in Ordu Valisi olduğu dönemde kendisine eleştiri tweeti atan bir kişiyi Ankara’da faaliyet gösteren siber çete elemanlarına bildirerek, o kişinin sahte bir operasyonla derdest edilip işkence edilmesi ve teşhir edilmesi sağlandı. Ayrıca Tuncay Sonel ile çekilmiş fotoğraflarının gönderilmesi ve gittikleri eve böcek yerleştirilmesi gibi eylemler gerçekleştirildi …