Çeviren: Scianus
I. Bölüm — Dünya Görüşü
[NOT: Paragrafların başında kalın harflerle yazılı alt başlıklar Maksimov’un eklemeleridir; geri kalan kısımlar Bakunin’e aittir.]
Doğa Aklın Zorunluluğudur
. Varlığın mahiyetine dair felsefî tartışmalara burada girişecek değilim. Tabii, Doğa sözcüğünü sık sık kullanmak mecburiyetinde olduğumdan, onunla ne kastettiğimi açıkça ortaya koymam gerekir.
“Doğa, gerçekten var olan şeylerin toplamıdır,” diyebilirdim. Lâkin böylesi bir tanım bize son derece cansız bir Doğa tasavvuru verirdi; oysa Doğa bize tam tersine, bütünüyle yaşam ve hareket olarak görünür. Kaldı ki şeylerin toplamı nedir? Bugün var olan şeyler yarın aynı hâlde bulunmayacaktır. Lâkin yok olup gitmeyecekler; yalnızca başka biçimlere dönüşeceklerdir. Bu sebeple eğer şöyle dersem hakikate daha yakın düşmüş olurum: Doğa, bağrında durmaksızın meydana gelen ve gelmeye devam edecek olan bütün dönüşümlerin toplamıdır. Bu bütünlük fikrini daha belirgin kılmak adına şu önermeyi temel bir ilke olarak ortaya koyuyorum:
Var olan her şey; evrenin o sınırları tayin edilemez bütününü meydana getiren bütün varlıklar; dünyadaki her mevcut şey — nitelik ve nicelik bakımından ne kadar farklı yahut benzer olurlarsa olsunlar, ister büyük ister küçük, ister birbirine yakın ister uzak bulunsunlar — zorunlu olarak ve farkında olmaksızın birbirleri üzerinde, doğrudan yahut dolaylı, sürekli bir etki ve tepki icra ederler. Bu sayısız özel etki ve tepkinin, tek bir genel hareket içinde birleşmesiyle ortaya çıkan ve teşekkül eden şeye biz Yaşam, Dayanışma, Evrensel Nedensellik yahut Doğa adını veririz. Dilerseniz buna Tanrı da diyebilirsiniz Mutlak da. Bu adlandırmanın kendi başına hiçbir önemi yoktur. Yeter ki Tanrı sözcüğüne, burada belirlediğimiz anlamdan başka bir mânâ yüklenmesin: Gerçekten var olan tüm şeylerin birbirleri üzerinde aralıksız olarak icra ettikleri sonsuz sayıdaki etki ve tepkinin; önceden tasarlanmamış, kararlaştırılmamış, bilinmemiş; lâkin doğal, zorunlu ve gerçek olan evrensel bileşimi. İşte böyle tanımlandığında, Evrensel Dayanışma yahut sonsuz bir evren olarak düşünülen Doğa, kendisini zihnimize aklın zorunlu bir gereği olarak kabul ettirir.
1
Evrensel Nedensellik ve Yaratıcı Dinamik
. Şu açıktır ki bu Evrensel Dayanışma mutlak bir ilk neden niteliği taşımaz. Bilakis o, tikel nedenlerin eşzamanlı faaliyetlerinin meydana getirdiği bir sonuçtur; bu tikel nedenlerin toplamı zaten evrensel nedenselliğin kendisini teşkil eder. O yaratır ve daima yeniden yaratılacaktır. Var olan her şeyin kesintisiz dönüşümlerinin sonsuz toplamı tarafından sürekli yaratılan birleşik bir birliktir; lâkin aynı zamanda o şeylerin yaratıcısıdır da. Her nokta Bütün üzerinde etkide bulunur —burada Evren ortaya çıkan sonuçtur— ve Bütün de her nokta üzerinde etkide bulunur — burada ise Evren yaratıcıdır.
Evrenin Yaratıcısı.
Bu tanımı ortaya koyduktan sonra, herhangi bir belirsizliğe düşme korkusu olmaksızın şunu söyleyebilirim: Dünyaları yaratan şey Evrensel Nedensellik, yani Doğadır. Yerküremizin mekanik, fizikî, jeolojik ve coğrafî yapısını belirleyen odur. Yeryüzünü bitkisel ve hayvansal hayatın bütün ihtişamıyla donatan da odur. Ve bugün hâlâ, insan dünyasında, toplumun geçmişteki, bugünkü ve gelecekteki bütün gelişimlerini yaratmaya devam etmektedir.
2
Doğa Yasalara Uygun Davranır.
İnsan, kendisini kuşatan ve kendi içinde de keşfettiği Doğa parçasını dikkatle ve uzun süre gözlemlemeye başladığında, sonunda bütün şeylerin kendi öz doğalarını meydana getiren içkin yasalar tarafından yönetildiğini fark edecektir. Her şeyin kendine özgü bir dönüşüm ve faaliyet biçimi vardır. Bu dönüşüm ve faaliyet içinde, aynı koşullar altında değişmeden tekrar eden olgular ve olaylar dizisi bulunur; buna karşılık yeni ve belirleyici koşulların etkisi altında bunlar yine aynı derecede düzenli ve belirli bir biçimde değişirler. Aynı nedenlerin etkisiyle aynı olguların sürekli yeniden üretilmesi, işte Doğanın yasama tarzı budur: olguların ve olayların sonsuz çeşitliliği içindeki düzen.
En Yüksek Yasa.
Evren içerisinde işleyen, bilinen ve bilinmeyen bütün yasaların toplamı, onun tek ve en yüksek yasasını oluşturur.
3
Başlangıçta Eylem Vardı.
Bu şekilde kavranan bir Evrende ne
a priori
fikirler bulunabilir ne de önceden tasarlanmış ve buyurulmuş yasalar. Fikirler —Tanrı fikri de dahil olmak üzere— yeryüzünde yalnızca zihnin onları ürettiği ölçüde vardırlar. Dolayısıyla onların doğal olgulardan ve bu olguları yöneten yasalardan çok sonra …